Ekonomik elde edilebilir en iyi kaynak suyu kalitesinin kullanımı kamu sağlık otoriteleri tarafından savunulan bir kavramdır. Geçmiş yıllarda, 1962 Halk Sağlığı Servisi İçmesuyu Standartları (Halk Sağlığı Servisi, 1969) şöyle demektedir: “Su fizibıl bir yerden alınacaktır ve su alınan yerin kirlilik kontrolü sağlanacaktır. Eğer kaynak doğal olarak korunamazsa, su arıtma ile korunacaktır.” Ekonomik olarak uygulanabilir bir kaynak suyunun olması, kaynak seçiminde ve arıtmasında en temel faktör olmalıdır (Logsdon et al., 1999).
Su, genelde, yaygın yer ve zamanlarda ve en çok ihtiyaç duyulan yerlerde mevcut değildir. Sonuç olarak, her ölçekteki teknik yapılar, ihtiyaç olan yerlere bolluk yerlerden su dağıtmak için inşa edilmişlerdir. Su temin sisteminin ölçeği ne kadar büyük olursa olsun, yeraltı suyunun veya yüzey suyunun gelişimi sistemi etkiler (Winter et al., 1998).
Ham su kaynağı, bir nehir, göl, yapay rezervuar, yeraltı suyu, ve bazı durumlarda, geri kanalizasyon veya deniz suyu olabilir. Uygun su kaynağının değerlendirilmesi ve seçimi aşağıdaki konulara dayanır: (1) ham suyun miktarı, (2) kalitesi, (3) iklim şartları, (4) su alma yapısının inşaatındaki potansiyel güçlükler, (5) operatör güvenliği, (6) arıtma tesisi için minimum işletmenin ve bakımının sağlanması (7) suyun gelecekte kirlenme olasılığı (8) Eğer gelecekte istenirse, sualma yapısının genişletilebilme olanağı (Kawamura, 2000).
Su kuruluşları ve mühendisler, mevcut bir tesise yeni bir arıtma tesisi gerektiğinde veya büyük bir kapasite artırımı olacağında, veya değişik ve pahalı bir arıtmaya gereksinim olduğunda mutlaka bunlara alternatif olabilecek çözümleri de değerlendirmelidirler. Arıtma masrafları çok yüksek olduğunda, daha kaliteli bir kaynağın geliştirilmesi ekonomik olarak daha cazip olabilir. Seçenekler arasında aşağıdakiler vardır (Logsdon et al., 1999) :
Orta veya büyük su sistemlerinde, farklı bir yüzey suyu kaynağı veya yeraltı suyu kaynağına geçiş nedeniyle ham su talebinin büyüklüğü zor olabilir. Küçük taleplerle küçük su sistemleri daha kolay olduğu için, su iletiminin ekonomik olduğu mesafelerden kaynak bulabilirler (Logsdon et al., 1999).
Bazı durumlarda, su araçları arıtmaya bir alternatif seçerek arıtmaya büyük miktarlarda yatırımı önlemek mümkün olabilir. Küçük su sistemleri için mevcut olan bir seçenek, suyun arıtılması yerine su satın almaktır. Arıtma gereksinimleri düzenlemelerle daha sıkı yapılır, ya da talebi karşılamak için genişletilecek sistemin kapasitesi zaman zaman bu seçenek ile seçilmiş olabilir. Yakındaki bir büyük kaynak aşırı kapasiteye sahipse ve gerekli kalitede suyu arıtılmış gibi sağlayabiliyorsa, bu özellikle çok çekici bir seçenek olur (Logsdon et al., 1999).
Su arıtma için, yüksek kapasite diğer alternatifler için bazen mevcut olmayabilir. Su hizmeti veren kuruluşlar, eğer universal ölçümleme sistemini koyarlarsa, sistemin istediği su miktarını buna göre biraz kısacaklardı. Düz oranlarla müşteriler su kullanımlarında biraz teşvik alabilirler, fakat kullanımlarında ihtiyatlı olmak zorunda olacaklar ve herhangi bir ekonomik teşvik olmayacaktır (Logsdon et al., 1999).
Dağıtım sistemlerinde su kaybı yüksek ise, sızıntı tespiti ve onarım programı yapılarak su üretiminde bir artış olmadan, su miktarının artmasına neden olabilir. Birçok durumda arıtma alternatiflerinin incelenmesi ile, günümüzde kullanılan arıtma ya da yeni bir su kaynağına pratik ya da ekonomik olarak cazip alternatiflerin varlığını ortaya koymak anlamını taşır. Bu gibi durumlarda, tadil edilmiş, genişletilebilir veya yeni bir su arıtma tesisleri gerekli olacaktır (Logsdon et al., 1999).
